Türkiye nüfusunun yaklaşık %90’ı deprem kuşağı üzerinde yaşamaktadır. Depremlerin neden olabileceği can ve mal kaybını önlemek için depreme dayanıklı, güvenilir ve sürdürülebilir yapılar elde etmek, kuşkusuz her mühendisin temel ilkesidir. Deprem sonrasında yapılan araştırmalar da göstermektedir ki yapılarda hasara yol açan en büyük etkenlerden biri de donatı korozyonudur. Korozyona uğrayan donatının en fazla 30 sene sonra taşıma kapasitesini yitirdiği yapılan araştırmalarda ortaya çıkmaktadır. Donatı korozyonunun önlenmesi için yapılması gereken en etkili önlem su yalıtımıdır. Her ne kadar yapının suya maruz tüm mahalleri (çatı, mutfak, banyo, tuvalet) yaşam konforunu etkilese de belki de geri dönüşü olmayan tek bölge temel ve toprak altı perdeleridir. Çünkü bu bölgede oluşabilecek korozyon direkt olarak taşıyıcı sistemi etkileyeceğinden ileride çok büyük sıkıntılara yol açabilir.

Geçirimsiz beton elde etme

Taşıyıcı sistem içerisinde yükün en fazla olduğu perde ve temelin yalıtımı ne kadar kaliteli olursa; bina da o kadar uzun ömürlü olur. Yalıtımın tam anlamıyla sızdırmazlık sağlaması için yapılması gereken birçok uygulama yöntemi vardır. Burada değineceğimiz uygulama yöntemi “kristalize katkı ile geçirimsiz beton elde etme” yöntemidir. Bu yöntemde betona katılacak uygun dozaj, yapının beton sınıfı, çimento oranı, zemin etüd raporu, çevresel şartları göz önünde bulundurularak hesaplanacak kg/m3 oranı ile elde edilir. Hesaplanan kg/m3’e göre elde edilen geçirimsiz beton, mikserin içindeki miktar kadar karıştırılır. (8 m3’lük mikser en az 8 dk) Geçirimsiz beton süpervizor nezaretinde kalıplara uygun şekilde dökülür. Uygun döküm tekniği ile dökülen geçirimsiz beton, betonun ömrü ile eşdeğerdir. Sonrasında yerleşme ve büzülmeden kaynaklı oluşabilecek çatlaklar ise yine beton içerisindeki canlı kristalize parçacıkları ile kendi kendini tamir eder.

Kristsalize katkı ile beton elde etme

Yukarıdaki resimde de görüleceği gibi elde edilen geçirimsiz beton, asansör temeli ve perdesinin tamamı, temel alt kısmının en az 25 cm’i, perdelerin tamamı ve döşemelerin kenar kısımları şeklinde dökülmelidir. Bu sayede betonun toprak ile temas ettiği tüm yüzeyler geçirimsiz beton ile bir bohçalama gibi sarılır. Asansörün temelini bina temeli ile beraber dökmek, soğuk derzlerden kaynaklanan sızıntıların önüne geçmek için olumlu bir seçenektir.

Artnivo kristalize beton elde etme

Yapılan tüm bu imalatlardan sonra dökümler arası soğuk derzler oluşur. Bu derzlerin tamiratlarının yapılması için binanın yükünü alması beklenir. Böylece ilk anda oluşabilecek ufak sızıntılar canlı kristaller ile kendi kendini tamir edecektir. Gereksiz yere yapılan tamiratlar beton yüzeyinin yaralanmasına neden olur ve beton estetik görünümünden uzaklaşır. Tamiratların tamamlanmasından sonra geçirimsiz beton tam anlamıyla elde edilmiş olur. Bu sayede hem betonu hem de donatıyı dış etkenlerden koruyup yapının ömrünü uzatmış oluruz.

Sonuç olarak en önemli yapı malzemesi olarak nitelendirebileceğimiz beton, teknolojinin de yardımıyla her geçen gün daha farklı şekillerde içerik ve uygulama metoduyla çeşitliliğini artırmaktadır. Yapılarımızın en önemli hammaddesi hatta kelimenin tam anlamıyla temel taşı olan beton ve beton donatısının yeni metotlar ve teknolojiler yardımıyla daha uzun ömürlü ve sağlam olmasını sağlamak, yukarıda da belirtildiği üzere, artık çok daha kolay. Özellikle tasarım aşamasında bu gibi yeni teknolojilerin ve metotların daha çok ele alınacağını ve ülkemizdeki projelerde daha sağlam yapıların ortaya çıkacağını umut ediyoruz.

 

Adem YILMAZ
Şantiye Yapım İşleri Yöneticisi
ARTNIVO E&C