Geçmişten gelen süreçler içerisinde inşaat projelerinde başarı daima zaman yönetimi, maliyet yönetimi ve kalite yönetimi gibi geleneksel parametreler ile ölçülmüştür. Ancak günümüzde gelişen şartlar ve gereklilikler ile birlikte bu başarı ölçümlerine iş sağlığı güvenliği ve çevre gereksinimleri de bir projenin başarı ölçütleri arasında yer alan önemli konuları oluşturmaya başlamıştır. Bu makalede inşaat projelerinde çevre yönetimi ile ilgili uygulamalar ve oluşabilecek sorunları ele almayı hedefledik.

İnşaat projeleri genel çerçeve de ağırlıklı olarak belirli bir alan – bölge veya güzergâh üzerinde gerçekleştirilmekte ve diğer sanayi tesislerine kıyasla lokal çevre sorunları oluşturma riskleri oluşmaktadır. Ancak yapılan büyük çaplı projeler özellikle ekosistem üzerinde ciddi değişikliklere, flora ve faunanın yer yer ve tamamen değişmesine, yer altı – yer üstü sularının kirlenmesine sebebiyet verebilmektedir. Gelişen dünya düzeninde sektörün modern yaklaşımı geleneksel hedeflere ulaşmanın yanı sıra kaynak verimliliği, emisyon kontrolü ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi çevre ile ilgili uygulamaların da benimsemesi önem arz etmektedir. Sektör içerisinde yapılacak sistemli ve yönetimsel önlemler ile çevre konusunda kapsamlı ve devamlılık arz eden uygulamaların gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır.

İnşaat projelerinde çevresel uygulamalar ile minimize edilmesi hedeflenen unsurlar arasında kaba çerçevede aşağıdaki maddeler ele alınabilir.

  • Emisyonlar
    Yenilenemez enerji kaynaklarının kullanımını en aza indirmek.
  • İnşaat atıkları (imalat, yıkıntı ve evsel nitelikli atıklar)
    Tehlikesiz – Tehlikeli – Geri dönüştürülebilir atıklar ile özellikle yıkım proseslerinde ortaya çıkabilecek asbest içerikli atıkların uygun bir atık yönetimi ile toplanması ve bertaraflarının sağlanması

İnşaat sektörünün en önemli çevresel çıktılarından birisi enerji tüketimine bağlı olarak ortaya çıkan emisyonlardır. İnşaat sektörü gelişmekte olan ülkelerdeki enerji tüketim maliyetlerinin neredeyse yarısından sorumludur. Sürdürülebilir kalkınma, ekolojik konuların yanı sıra sosyal ve kültürel boyutlara sahiptir. Sürdürülebilir bir çevre hedefi geleneksel hedeflerin yanı sıra yeni hedeflerin de göz önüne alınması gereken bir paradigma oluşturmaktadır. Aynı hedef için farklı paydaşların farklı hedefleri olabilir. Bu nedenle tüm paydaşların (müşteriler, hükümet, komşular, çevre vb.) tüm ihtiyaçlarını da içeren tasarımlar projelendirme ve uygulamalarda belirlenmeli uygulanması da kontrol altında tutulmalıdır. Ortak hedefler ile ilgili olarak gelişen network sistemleri ile birlikte yazılımlar da kullanılabilir. Enerji ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan her türlü geri dönüştürülemeyen kaynak doğaya karbon monoksit (CO), karbondioksit (CO2), partikül madde (PM) ve azot oksit (NOx) ve diğer zararlı olabilecek gazların ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Özellikle inşaat sektörlerinde oluşan noktasal, çizgisel ve kümesel kaynakların ekolojik çevre üzerinde ki olumsuz etkileri sürekli olarak bilim çevreleri tarafından araştırılmakta ve azaltılması için çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Mevcut uygulamalardaki yenilikleri takip etmek ve yeniliklere entegre olmak yapılacak çalışmalar için yol gösterici olabilir.

İnşaat sektörü, çeşitli kaynakları, sosyo-ekonomik kalkınma için gerekli yapıyı ve altyapıyı oluşturduğu için diğer sektörler üzerinde bir itici kuvvet olarak yönetme kabiliyetine sahiptir. Bununla birlikte toplumla alakalı olmasına rağmen inşaat faaliyetlerinin doğal çevreyi etkilediği de kabul edilmektedir. Örneğin inşaat atıkları, artan üretimi ve çevre üzerindeki potansiyel olumsuz etkileri nedeni ile önemli bir konudur. İnşaat ve yıkım projelerinden çıkan atıklar bazı ülkelerde üretilen en büyük atık oluşumuna karşılık gelmekte ve dünyadaki katı atıkların yaklaşık %35’ini oluşturmaktadır. Buna ek olarak inşaat atıklarının çoğunlukla atıl olarak algılanmasına rağmen azaltılması, yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve diğer işleme metotları ile işlenmesi mümkündür. Bu kapsamda yapılan çalışmalar ile dolgu alanlarına olan ihtiyaçlar azaltmak ve doğal kaynakların kaybını kontrol altına almak mümkündür. Uluslararası literatürlerde depolama alanlarının kullanımının azaltılması amacı ile bertaraf edilecek atıkların sınırlandırılması, geri dönüşüm hedeflerinin doğru ve uygulanabilir şekilde belirlenmesi, atık gideri ücretlerini ve inşaat sırasında geri dönüşüm ve yönetim faaliyetleri ile birlikte iyi bir atık yönetimi performansının sağlanması için teşvikler oluşturan çok sayıda düzenleme ve uygulamalar mevcuttur. Yukarıda da belirtildiği üzere ihtiyaçların tasarım aşamasında tüm paydaşların gerekli tüm ihtiyaçlarını dikkate alarak değerlendirme yapmak önem arz etmektedir. Daha sonrasında uygulamalar sırasında bağımsız atık yönetimi veya müşterek atık yönetimi gibi çeşitli stratejiler düzenlenebilir. Son yıllarda Endüstriyel Ortak Yaşam yoluyla atık değişim fırsatları aşırı atık bertaraf etme oranlarını azalta bilen ve uygulanabilir yöntemlerden birisi olarak öne çıkmaktadır.

Artnivo EC olarak, yönettiğimiz tüm projelerde atık yönetimi süreçleri hazırlıyor ve doğru çalışmasını garanti altına alıyoruz. Tüm işletme yönetimi yapılarımızı atık yönetimi hiyerarşisine göre tasarlayarak, çevreye en az zararlı faaliyetler yürütmeyi amaçlıyoruz. Mevcut sistemlerin sürekliliği için çevre ve atıkların farkında olmasını sağlamak için tüm idari ve çalışan personele düzenli eğitimler veriyoruz. Yapılan tüm işler için kayıtlar tutulmakta ve düzenli analizlerle sahadaki çalışma koşullarının nasıl geliştirileceği planlanmaktadır. Tüm bu süreçleri ISO 14001: 2015 sertifikasıyla garanti ediyoruz.

Sonuç olarak, çevresel hedefleri karşılama kararlılığı ve araçları, farklı toplumlarda, ekonomilerde ve çevrelerde farklılık gösterse de mevcut çevre gerekliliklerimizin kalitesini yükseltmek suretiyle yaşam kalitesini arttırmak ve gelecek nesillere yaşanılabilir bir çevreyi miras bırakmak için çevreyi koruma çalışmaları tüm sektörlerde paranın kontrol ve idaresi ile eş değerde tutulmalıdır. Mevcut sistemlerde inşaatların yönetilmesi içerisine çevre yönetimini de entegre hale getirebilecek yöntemler ve araçlar mevcuttur. Diğer katılımcıların da katkıları ile daha sürdürülebilir bir çevreyi oluşturmak mümkündür ve bunun sürdürülmesi ile beraber geliştirilebilmesi amacı ile tüm oyuncuları oyuna davetlidir.

Sinan YEŞİLDAĞ
İSG Yöneticisi
ARTNIVO E&C